Rusya’da yasak edilen kitap : Dede Korkut

 

Fakat Türkiye‘de çok sayıda ve çok çeşitli Rus eserlerinin hem de reklam edilerek okunabilmesine mukabil, Rusya’da , her bakımdan mâsum bir Türk şâheserinin hatta oradaki Türkler tarafından bile yayınlanıp okunması yasak edilmiştir.

Bu kitap Dede Korkut Kitabı‘dır.

Dede Korkut Kitabı, Milâdın 12.-15. asırlarında, Doğu Anadolu-Azarbeycan coğrafyasında son şeklini alan destânî halk hikâyeleri kitabıdır. Bilhassa Oğuz Türkleri’nin destanları, çok eski asırlardan başlayarak, önce Orta Asya topraklarında, sonra Doğu Anadolu‘da işlene işlene, halk hikâye sanatımızın türlü incelikleri ve ustalıklarıyla bezenerek eşsiz derecede güzel bir halk Türkçesi ile söylendiği 15. asırda yazıya geçirilmiştir.

Ancak, Dede Korkut Hikâyeleri, merhum Yahyâ Kemal’in :

Kalu Belâ’dan önce de hep müslümandılar.

mısrâıyle hulâsa ettiği gibi, âdeta doğuştan İslâm ahlâk ve fazîletleriyle mücehhez Türk milletinin, Müslümanlığı nasıl ve ne kuvvetle benimsediğini gösteren çizgilerle süslüdür. Bu hikâyelerde Türk halkının Allah’a;

Yücelerden yücesin
Kimse bilmez nicesin,
Görklü (güzel) Tanrı!
Nice câhiller seni gökte arar yerde ister,
Sen hod müminlerin gönlündesin.

gibi, derin sevgi ve anlayışla seslendiği duyulur. Aynı eserde Hz. Muhammed de, sık sık, Adı güzel kendi güzel Muhammed“ diye tebcil edilir. Kısaca, Müslümanlığı kabul eden Türklerin bütün ahlâkî, sosyal ve estetik müesseseleri gibi, edebiyâtı da İslâm‘la birleştiğinden Dede Korkut Hikâyeleri, bu derin imtizâcın değerleriyle bezenmiştir.

İşte Moskova’nın, aslında tamâmiyle mâsum bu halk hikâyelerini yasak kitap ilân edişindeki sebep de budur. Dede Korkut Kitabı’ndaki ahlâk, fazîlet ve îman çizgilerinin herhangi bir milleti rahatça ayakta tutup kalkındıracak kudret ve güzellikte olması…

Nihad Sâmi BANARLI, Îman ve yaşama üslûbu, 2. baskı, 135-139.

About Banarlı

Nihad Sâmi Bey, Bayrakdarzâdeler nâmıyla tanınan Trabzon'un köklü bir ailesine mensuptur. Bu nam, ceddinin Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon seferinde bayrakdarlığını yapmasından ileri gelmektedir. 18 Nisan 1907 yılında İstanbul'da doğan Nihad Sâmi Bey'in babasının babası Emin Hilmi Bey, 1293’te İstanbul'da toplanan ilk Osmanlı Meclis-i Mebûsânında Trabzon mebûsu olmuş, ayrıca Matbaa-ı Bahriye Nazırlığı vazifesinde bulunmuştur. Babası İlyas Sâmi Bey ise Trabzon Merkez Mutasarrıflığı Tahrirât Müdürlüğü, İstanbul İdare-i Mahsûsa Tahrirât Başkâtipliği gibi vazifelerden sonra 1892’de Bitlis Vilâyeti mektupçuluğuna tayin edilmiştir. Bundan sonra İşkodra, Kastamonu, Diyarbekir, Musul vilâyeti mektupçuluklarında bulunmuş ve 1900 yılında Süleymaniye Mutasarrıflığına getirilmiştir. Annesi ise yine köklü bir aileye mensup olan Hâfize Nâdire’dir. Nihad Sâmi, ilk tahsilini Fatih Sultan Mehmet Vakfı Sıbyan mektebinde, daha sonra Gelenbevi ve Mercan idadisinde yaptı. Lisenin ilk sınıflarını Vefâ Sultanîsi'nde okudu. Son sınıfta İstiklâl Lisesi'ne geçti ve oradan mezun oldu. 1926’da İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi ve Yüksek Muallim Mektebi’ne giren Nihad Sâmi mezuniyetinden sonra çeşitli liselerde edebiyat öğretmenliklerinde bulunmuştur. 1947’de Eğitim Enstitüsü’ne ve buna ilâveten Yüksek Öğretmen Okulu edebiyat öğretmenliğine getirildi. Nihad Sâmi Banarlı, 1953’ten beri âzâsı bulunduğu İstanbul Fetih Cemiyeti tarafından kurulan İstanbul Enstitüsü ve daha sonra kendi emekleriyle kurulan Yahya Kemal Enstitüsü müdürlükleri yaptı. Gençlik yıllarında piyes, hikâye ve şiirler kaleme alan Nihad Sami daha sonra ilmî çalışmalarına ağırlık verdi. Dâsitân-ı Tevârih-i Mülûk-ı Âl-i Osman ve Cemşîd ü Hurşîd Mesnevîsi isimli mezuniyet teziyle hızlanan ilmî çalışmaları bir neslin edebî ve kültürel donanımında büyük pay sahibi olan Türkçe-edebiyat ders kitapları ve iki ciltlik Resimli Türk Edebiyatı Tarihi ile devam etmiştir. Nihad Sâmi Banarlı’nın gençlik yıllarından başlayarak kaleme aldığı çok sayıda deneme ve makalesi vardır. Bugün 13 ciltlik bir külliyat oluşturan bu yazılar daha ziyade Türkçe, Türk edebiyatı, bilhassa Yahyâ Kemal, [Yahyâ Kemal’in sağlığında yayımlanmamış şiir ve nesirleri, hatıraları da yine Nihad Sâmi tarafından neşredilmiştir] tarih, tasavvuf ve İstanbul üzerinde yoğunlaşır. 1948’den 1962’ye kadar Hürriyet Gazetesi’nde Edebî Sohbetler adı altında neşredilen yazıları da büyük bir alâkaya mazhar olmuştur. Verimli ve tesirli ömrünün sonuna kadar Türk dil, kültür ve edebiyatına hizmet etmiş olan Nihad Sâmi Banarlı, Kadir Gecesine rastlayan 13 Ağustos 1974 günü vefât etmiştir. Eserleri : İnceleme - Araştırma Yahyâ Kemal Yaşarken (1959) Yahyâ Kemal’in Hatıraları (1960) Türkçe’nin Sırları (1940) Şiir ve Edebiyat Sohbetleri (3 cilt, 1951-1954) Resimli Türk Edebiyatı Tarihi (2 cilt, 1948-1975-1979) Dasitan’i Tevarih’i Müluk’i Ali Osman ve Cemşid ve Hurşid Mesnevisi(Ahmedi)(1933) Namık Kemal ve Türk Osmanlı Milliyetçiliği Büyük Nazireler Mevlid ve Mevlid’de Milli Çizgiler Edebi Bilgiler (1940) Metinlerle Edebi Bilgiler (3 cilt, 1955-1960) Başlangıçtan Tanzimata Kadar Türk Edebiyatı Tarihi Fatih’in Zafer Sırları Oyun Kızılçağlayan (1933) Bir Yuvanın Şarkısı (1933) Roman Bir Güzelliğin Romanı (Hürriyet gazetesinde tefrika)

Related Posts

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir