ÜZGÜN DÜŞÜNCELER

Irak Türklerinin yaşadıkları korkulu günler ve duydukları ızdırap, günün endişeleri arasındadır. Asırlardan beri kaybettiğimiz her ülkede büyük ve fâtih bir milletin çocukları hep böyle acı duydu, çile doldurdu. Onların mühim bir kısmını mânevî kuvvetlerle olsun besleyip teselli edemedik. Biz, gerek dilde, gerek târih ve vatan anlayışında her türlü millî heybet ruhundan vazgeçip dar ve çelimsiz […]

ALLAH’SIZ SAN’AT

  Allah’sız san’at, ışıksız lâmba gibi, her türlü şevkten mahrum ve nursuz bir san’attır. Çünkü san’at îmanla ezelden kaynaşmış, hattâ îmandan doğmuş bir insan mârifetidir.   Meselâ şiir, mûsikî ve raks, çok iyi bilinir ki, başlangıçta hep bir arada ve dînî törenlerden doğmuştur. Gönülleri büyük Yaratıcı’nın aşkı, ilhâmı ve hayranlığıyle dolu ilk îman adamları, çevrelerindeki […]

Vatan Hikâyesi

Vatan bir topraktır ve her vatan mukaddestir. Fakat vatan alelâde bir toprak olmayıp da baştan sona fethedilmiş; elde etmek için, uğrunda asırlarca can verilmiş; büyük cihangîrler, büyük fâtihler kumandasında ve büyük inanmışlar yolunda, bağrına ve hudutlara milyonlarca ecdât gömülmüş bir toprak olduğu zaman, kıymeti, uğrunda fedâ edilen canlar sayısınca artar. * Vatanı sevmek, sadece onun […]

Bu Bayram Kimin?

Bu, bayram günlerini sâdece rûhâniyetsiz bir tatil günü hâline getirip bu günleri dinlenmek, eğlenmek, belki de inanışa aykırı hareketlerle eğlenmek yolunda kullananlar, ne bilsinler ki bu bayram kendilerinin değildir. Bu bayram, otuz Ramazan gününün çoğunda veyâ bütününde “Allah’ın emridir” diye oruç tutarak, Ramazan ayını ruhlarının nice Kadir Geceleriyle temizlendiği bir mukaddes ay bilip buna bütün […]

BİR RAMAZAN SOHBETİ

Oruc’un aslı Arapçada “savm”dır. İranlılar kelimeyi kendi dillerinde an’anesi olan bir sözle ifâde ederek, savm yerine “rûze” demişlerdir. Bu dînî ıstılahların bile bir başka dilde millîleşmesidir. Eski Türk’ün yeme içme an’anesinde, yaşadığı coğrafya icâbı, oruç tutulmadığı için, Türk, bu kelimeyi Acemden almış, fakat “rûze” demek onun millî lîsan üslûbuna uymadığı için de bu kelimeden Türkçe […]

MEVLİD GECESİ

Mevlid nedir? Bu târihî söz, bir lugât olarak, önce “bir insanın doğduğu yer” demektir. Kelime, “bir kimsenin doğduğu zaman”, “doğum”, “doğma” mânâlarına da gelir. İslâm an’anesi, mevlidi bilhassa “Muhammed Peygamber’in doğduğu zaman” mânâsında kullanmıştır. Hattâ, Îsâ’nın doğum zamânını Mevlid’den ayırmak için ona “Milâd“ demişlerdir. Müslüman Türk topluluğunda ise Mevlid sâdece dînî bir söz veyâ târihî […]

Kar Şiirleri

Eski çağlar Türk hayâtında kış hakkında şiir söyletmeyecek kadar zorlu bir mevsim olmalıdır ki, eski edebiyâtımızda “mevsim şiirleri” ekseriya bahar terennümleridir. Kış ve kar, şiirimize, daha çok, dünyâmızı terk ederken girebilmiştir. “Kutadgu Bilig” de bahar tasviri: Kâfur gibi beyaz karlar eridi. Siyah toprak mis kokulu çiçeklerle doldu. Dünyâ, güzelliğini meydana koyup süsleniyor. Kurumuş ağaçlar yeşil […]

TÜRK’ÜN ÜÇ ORDUSU-3

Fakat bizim bir üçüncü ordumuz vardır ki târihimizin her ânında, her müşkülünde, semâlarımızda uçuşarak bize yardımcı olmuştur. Bu ordu, maddî değil, mânevîdir. Bu ordu, asırlarca bu vatanı almak ve vatanda ebedî kalmak için şehit olmuş ecdâdımızın rûh ordusudur. Bir İstiklâl Savaşı Destânı, şöyle anlatır: Yunan askerleri derler ki: “ Biz silâhlarımızın üstünlüğüne güveniyorduk. Bizi yıldıran […]

TÜRK’ÜN ÜÇ ORDUSU-2

  Bizim ikinci ordumuz, maârif, yâni irfân ordusudur. İrfân, hattâ okumamış Türk halkının bile, târihin en tecrübe görmüş milleti olarak, daha doğuştan sâhibi ve vârisi olduğu, fıtrî ve asîl fazîletidir.  Fakat Türk milleti, târihte ne zaman irfân ordusuna tam kıymet vermiş, onun hocalarını muhterem, hattâ mukaddes bilmiş, onun çocuklarını vatanın ve insanlığın istikbâli bilerek iyi, […]

TÜRK’ÜN ÜÇ ORDUSU-1

    Büyük bir Türk şâiri, milletimizin târihindeki en mühim vasfını ”Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı” mısrâında hulâsa eder.    Gerçekten milletimiz, Anadolu ve Balkanlar Türkiyesi’ne   bir “ordu-millet” halinde gelmiş; coğrafyanın bu en güzel vatanındaki medeniyetini, bir “ordu-millet” şahlanışı, çalışkanlığı, yaratıcılığı ve disiplini içinde kurmuştur. İslâm dünyasında asırlarca çalkalanmış bir Peygamber sözü de bizim bu […]